Öyle bir dünya olsun
Bazen diyorum ki bir hafta, onbeş gün falan olsun. Bazen de diyorum ki bir gün en fazla üç saat olsun. Bazen de güneş hiç batmasın diyorum.
Hangimiz demiyoruz ki zaten.
Bodrum
Denizden çıkıp kururken birapattes yapmaktan, sabah 7de uyanıp aşille denize taş atıp bulmaca/çıkarmaca oynamaktan, yürüyüş yapmaktan, güneş sonrası kremi sürüp kurumasını beklerken uyuyakalmaktan, akşam deniz kenarında rakı meze yapmaktan, balkona sandalye atıp bi bira açıp uykusuz yaz okumaktan, sabaha karşı uyanıp babamın yanına yatmaktan, soğuk suyla banyo yapmaktan, sokakta terlikle yürümekten, yıldızlara bakmaktan, istanbul’u ve içindekileri özlemekten keyif alıyorum.
Ama bugün yeni tanıştığım bir kadının elini sıkmaya çalışırken bana o eli öptürmesinden hiç keyif almadım ve ortamı terkettim.
Vurgulu
Hiçbir şey değişmeyecek demek var, hiçbir şey değişmeyecek demek var.
Bodrum
Yalan yok, istiyorum.
Bu blog hiç boş kalmayacak. Öyle istiyorum. Bilemezsiniz.
Sadece sıkıldığında yaratıcı olabilen insanlar vardır. Onlardan biri olmaya çok yakınım.